Jalpan ve Sierra Gorda

18.yy da Fransiskan rahiplerinin bu bölgede yaptıkları misyon çalışmalarıyla birlikte etkileyici mimarileri olan kiliseler inşa edilmiş. Cephelerindeki yontma işçilikleri bunları diğer kiliselerden ayırıyor. Köylerde de benzer evler inşa edilince  Unesco kültür sitesi olarak kabul edilmişler.

Benim bölgeye gelme sebebim Sierra Gorda biosfer parkını görmekti. Jalpan'dan gidebileceğimi öğrenince beş saat süren yolculukla Queretaro'dan buraya geldim. Jalpan'da bir hafta süren dini bir festival sürüyordu. Bu festivaller aslen dini de olsalar müzik, tiyatro, sergi, alış veriş ağırlıklı oluyor. Ertesi sabaha karşı yoğun yağan yağmur durumun habercisi oldu. Niyetim Puente de Dios' a (Tanrı'ların köprüsü ) varıp kamp yapmaktı. Otobüsle yarım saat süren yolculukla kavşağa vardım ve dört km'lik mesafeyi yürümeye başladıktan kısa sonra vadiye kamyonetiyle inen (ertesi günkü çıkışı hesaplarken !) biri beni aldı. Vardığımızda yağmur tekrar başlamıştı. Nehir kenarındaki güzel kamp maalesef kapalıydı ve yağmur şiddetlenmişti. Tecrübelerim şiddetli yağmurda mümkünse çadırdan uzak durmamı söyler. Tek olan turistik otel de yüksek fiyat isteyince günü birlik gezip dönmeye karar verdim.

Aslında tepelerde dolaşmak istiyordum. Ama anladığım kadarıyla bölge çok sık ormanlık alanla kaplı. Önce gördüğüm yağmur ormanlarını andırıyor. Kanyon vadideki nehir boyunca devam ediyor. İlerledikçe hiç de yukarlara çıkmaya gerek olmadığını buranın gerçek bir hazine olduğu ortaya çıktı. Dar ama derin kanyon aslında küçük görünüyor ama yeşilin harika tonları ve duvar gibi kayalarla kaplı. Yarım saatlik yürüyüşle bir mağaraya varıyorum. Kısa bir su geçişıyle öbür tarafa geçip yürüyüşe devam ediyorum. Bu sırada yağmur tekrar başlıyor. Kanyonda rüzgar olmamasına rağmen görüşüm azalıyor ve dönmeye karar veriyorum. Kamp malzememi bıraktığım otele varmadan hava tekrar açıyor. Kısa bir öğle yemeği molasından sonra vadiden ayrılıyorum. Gördüğüm güzellikler kadar aklımda kanyonun sonundaki göremediğim mağara var...

TOP