GALAPAGOS | Ekvator

Galapagos

Meydanda onlarca, belki de yüz kadar deniz aslanı gelenleri ilk karşılayanlar. Çirkin sesleri ama pek sevimli suratlarıyla rahatlıkları sizi de gevşetiyor. San Cristobal adası büyük adalardan biri ve en doğuda olanı. Şehrin sonuna yürüyorum. Centro de Interpreciones (adalarla ilgili görsel bilgi verdikleri merkez) arkasında yürüme yolu olduğunu okumuştum. Ama bu kadar iyi hazırlanmış olmasını beklemiyordum. Volkanik adalar bunlar. Kaya renkleri, toprak örtüsü buna uygun. Ağaçlarda çok az kuş var. Birkaç koy geçip biraz tepeye çıkınca okyanusu, yakın çevredeki ufak adaları ve büyük kuşları görebiliyorum.

İş hayvanları görmeye gelince iş değişiyor ! Elinizi cebinize atmanız gerekiyor. Belki de banka hesabınıza… 30 mil ( 2,5 saat) ötede gitmek istediğim adaya günlük tur 200 $ ! Çünkü yerleşim yokmuş ve doğalmış ! Rahmetli Darwin memnundur herhalde yattığı yerde pek kimsenin gidememesine… Birkaç günlük tekne turları 500-1500 $ arasında. Ama yine de bu işin ucuz yolları olmalı…

Pansiyonun yaşlı sahibiyle konuşuyorum. Vahşi hayatın denizin altında veya sahillerde olduğunu söylüyor. Yani denize açılmalıyım. Sabah çok erken limana gidip boş bir yer için pazarlık etmemi söylüyor. Turlar 07.00 de kalkıyor ve ben 06.00 da kahvaltı için limana yakın kafede konuşlanıyorum. Önümden elinde dosyalarla şişman, telaşlı biri geçiyor. Seslenip yanına gidiyorum. Benim için ucuz bir yeri olup olmadığını soruyorum. Gelip onu limanda bulmamı söylüyor. Ben de kahvaltımı bitirip limana gidiyorum. Tamamdır. Günlük ada turuna yazıldım. 80 $ ödeyeceğim (150 $ olduğunu söylüyorlar.) Ilk durak Kicker’s Rock kayalığı. Şnorkel TV ekranına dönüşüyor. Ne renkler… Yüzlerce ufak ve büyük inanılmaz renklerde balıklar. Kayalığın diplerini kemiriyorlar ya da kemirenlerden dökülenleri yiyorlar. Galapagos köpek balıkları! 20-30 tane. Zararsızlar ve oldukça da yukarıya çıkıyorlar. Bizimle dalan rehber bana doğru işaret edip sesleniyor. Işte çekiç başlı köpekbalığı. Ama biraz derinde. Dalıp peşinden gitmek gibi çocukça bir fikre kapılıyorum. Çocukluk işte… Kaybolup yitiyor derinliklerde…

Punta Pitt adanın kuzeye doğuya bakan ucu. Ruzgarlı ve bakir. Kuşlar için bulunmaz fırsat. Özellikle mavi ve kırmızı ayaklı pelikan benzeri kuşlar çok güzeller. Kayalıklarda bir de dişisinin karnının kıpkırmızı ve balon gibi şiş olan kuş türü var. Daha az görülen bir tür.  Playa Blanca’da ufak göllerde 20-25cm’lik köpekbalıkları yaşıyor. Denize de açılan bir göle dalıyorum. Ben kıyıdan girerken bir deniz aslanı familyası kayalıklarda güneşleniyor. İki genç yavru yanımıza yüzüyorlar.  Önce ürkek, sonra daha rahat etrafımızda oynuyorlar. Aslında bizimle de oynuyorlar sanki… Denize açılan boğaza yaklaştığımda çok büyük bir deniz kaplumbağasıyla karşılaşıyorum. Bizim caretta carettalardan da büyük. Herhalde 50-60 yaşlarında olmalı. Önce merak duyuyor ama sonra uzaklaşıyor. Anlıyorum ki yavrusu etrafta.

Santa Cruz daha büyük ve yürüyerek gidilecek yerler daha fazla. Eşyaları pansiyona bırakıp Darwin Merkezine yürüyorum. Görsel ve dokümanter olarak oldukça iyi hazırlanmış bir sunum var. Dev kara kaplumbağları ise çok yaşlı görünüyorlar. Adalarda sayıları birkaça düşünce San Diego’lu erkek kaplumbağa sayesinde kolonilerini genişletebilmişler. Bugün ikibin kadar var adalarda. San Diego’lu ödevini yapıp yaşlanınca önce büstünü dikmişler sonra da doğaya bırakmışlar, son yıllarını özgür geçirmesi için. Akşam yemeğinden sonra sahildeki cafe-barlardan birinde Margarita içiyorum. Happy hour olunca ikinci de geliyor. Dilime ekşi vücuduma tatlı bir yorgunluk çöküyor. Sanırım güzel rüyalar göreceğim ve hatırlamayacağım…

Son günümde meşhur Tortuga Bay’e yürüyorum. Hazırlanmış bir yürüyüş yolundan 30-40 dakikada varılıyor okyanus kenarındaki 3-4 km uzunluğundaki muhteşem kumsala. Koca dalgalar, akıntı, kadife gibi kumsal. Vahşi ve heyecanlı… Sahilde siyah renkli deniz iguanaları var. Garip bir şekilde uzun süre kımıldamadan duruyorlar. Sonra neden olduğunu anlamadığım bir çabuklukla bir yöne gidip tekrar duruyorlar uzun süre. Çirkin hatta korkunç suratlı ama ürkek hayvanlar.  Bir de yan koyda kayanın üzerine tünemiş kartala benzer büyük bir kuş görüyorum. Fotoğrafını daha sonra birkaç kişiye gösteriyorum ama tanıyan çıkmıyor. Benim keşfetmiş olmam herhalde söz konusu değil. Belki de…

TOP